Kocamın Yanında Şarap Mahzeninde Başka Birine Aşık Oldum

32 yaşındaki evli Renata, kocamın yanında şarap mahzeninde 38 yaşındaki dominant Malik’e âşık olup onun orospusu oldu.

8 min read September 13, 2026New

Otuz iki yaşındayım ve hâlâ hatırlıyorum o akşamı, sanki dünmüş gibi. Wesley’yle beş yıllık evliliğimizde her şey rutine oturmuştu; seks de, sohbet de, bakışlarımız da. O gece bir iş ortağımızın villasında şarap tadım daveti vardı. Mahzen loştu, meşe fıçıların kokusu burnuma doluyordu, loş lambalar gölgeleri uzatıyordu. Ben siyah, diz üstü bir elbise giymiştim, dekoltem hafif açıktı. Wesley yanımdaydı, kadehini evirip çeviriyordu.

O zaman 38 yaşındaki Malik girdi içeri. Uzun boylu, geniş omuzlu, koyu saçları hafif dağınık, bakışları delici. İş adamıydı, dominant bir havası vardı; el sıkışırken parmakları bileğime bir saniye fazla bastı. “Renata,” dedi sesi kalın, “Wesley’nin bahsettiği o zevk sahibi kadın sensin demek.” Gülümsedim, kadehimi dudaklarıma götürdüm. Kocamın yanında duruyorduk. Malik’in gözleri boynumda, sonra göğsümün dekoltesinde gezindi, hiç saklamadan. “Bu bağbozumu senin tenine yakışır,” diye imalı bir şey söyledi, şarabı kastediyormuş gibi. İçim kaynadı. Yıllardır hissetmediğim o sızı, bacaklarımın arasını ısıtan o bastırılmış arzu bir anda uyandı. Wesley’nin yüzü gerildi; kadehini daha sıkı kavradı. Kıskançlığı hissediyordum, ama bu beni daha da ıslatıyordu.

Mahzende dolaştık, birkaç kadeh daha yudumladık. Malik hep yakınımdaydı. “Evli kadınların en güzeli,” fısıldadı bir ara kulağıma, kocam üç adım ötedeyken. “Ama gözlerinde açlık var, Renata. Wesley doyuramıyor mu seni?” Kalbim deli gibi çarpıyordu. “Sus,” dedim ama sesim titriyordu, gülümsemeden edemedim. Parmakları belime hafifçe değdi, elbise kumaşının üzerinden. Wesley bizi izliyordu, çenesi kenetlenmiş. O gerilim… Kocamın yanında başka bir adamın bakışlarıyla eriyordum ve bundan utanç duymuyordum. Tam tersine, amım sızlamaya başlamıştı.

Sonra Wesley’nin tuvalete gitmesi gerekti. “Hemen dönerim,” dedi, sesi boğuk. Kapı kapanır kapanmaz Malik beni mahzenin loş köşesine, kalın fıçıların arkasına çekti. Artık yalnızdık. Bakışlarımız kilitlendi. “İstiyorsun,” dedi, emir gibi. Başımı salladım. Elleri belime sarıldı, beni duvara yasladı. Ben de onun göğsüne dokundum, sert kaslarını hissettim. Parmaklarım pantolonunun kemerine kaydı. “Kocamın yanında seni istiyorum,” diye fısıldadım, nefesi boğazıma yakın. Malik’in gözleri karardı. Beni sertçe öptü; dili ağzıma daldı, dişlerim dudağına sürtündü. Eli eteğimin altından kalçama yapıştı, külotumu kenara çekti, parmağı ıslak yarığıma battı. “Siktir,” diye homurdandı, “bu kadar ıslanmışsın.” Parmaklarını amımda gezdirdi, klitorisime bastırdı. Ben de onun sertleşmiş sikini pantolonun üzerinden sıktım. “O izlerken seni alacağım,” dedi boğuk sesle, “kocanın gözleri önünde orospum olacaksın. Anlaştık mı?” “Evet,” diye inledim. Parmakları daha derin girdi, iki parmak, kıvırarak. Bacaklarım titriyordu, zevkten sızıyordum. Ağzımı boynuna gömdüm, ısırdım. Oyun başlamıştı ve ikimiz de isteyerek, bilinçli olarak buna dalıyorduk.

Wesley geri döndüğünde bizi tam o halde yakaladı. Malik’in parmakları hâlâ etek altımdaydı, dudaklarımız birbirine yapışıktı. Kocam kapıda donakaldı, yüzü bembeyaz. “Renata…” diye mırıldandı, ama adım atmadı. Malik bana baktı, gülümsedi. “İzle,” dedi ona, sesi soğuk ve net. “Karın istiyor.” Ben de Wesley’ye baktım, utanma yoktu artık; sadece o ateş. “İzle beni,” dedim titrek sesle. Malik beni en yakındaki meşe fıçının üzerine eğdi. Eteğimi belime sıyırdı, külotumu dizlerime indirdi. Soğuk hava amıma çarptı. Sonra diz çöktü, yüzünü bacaklarımın arasına gömdü. Dili yarığıma yapıştı; uzun, yavaş yaladı, klitorisimi emdi, dilini içime soktu. “Ah, siktir Malik…” diye inledim, fıçıyı kavradım. Sesim mahzende yankılandı. Wesley köşede duruyordu, pantolonunda bir şişkinlik fark ettim ama elleri yumruk olmuştu. Malik dilini daha hızlı gezdiriyordu, emişleri ıslak sesler çıkarıyordu. Bir parmağını da soktu, sonra iki. “Kocan izlerken amın tadına bakıyorum,” diye mırıldandı, sözleri titreşirken. Boşalmaya yakındım; kalçalarımı yüzüne doğru ittim. “Daha… lütfen…” İlk orgazm dalga gibi geldi, bacaklarım kilitlendi, çığlık attım, amım dilinin etrafında kasıldı.

Malik ayağa kalktı, pantolonunu açtı. Kalın, damarlı siki fırladı dışarı; başı parlak, sert. Elini saçıma doladı, başımı hafifçe geri çekti. “Ayakta alacaksın.” Beni fıçıya daha sıkı eğdi, bir bacağımı yana açtı. Sikinin başını ıslak deliğime dayadı, bir hamlede derinlere kadar girdi. “Ahhh!” diye bağırdım. Dolduruyordu, geriyordu. Arkadan, sert ve hızlı sokmaya başladı; kalçalarım şap şap sesiyle çarpıyordu. Saçımı çekiyordu, boynumu geriye buruyordu. “Kocan izlerken benim orospum ol,” diye homurdandı kulağıma. “Söyle ona. Kimin amısın?” “Seninim,” diye inledim, her dakikada bir daha derine batarken. “Malik’in orospusuyum… kocamın yanında sikiliyorum…” Wesley’nin nefes alışını duyuyordum; utanç ve başka bir şey, belki de heyecan. Malik daha da hızlandı, sikini dibine kadar gömüp çıkarıyor, yumurtaları amıma çarpıyordu. Bir eliyle kalçamı kavradı, öbürüyle saçımı. “Sık amını. Onun karısıyken benim fahişem gibi boşal.” İkinci orgazm daha sert geldi; gözlerim karardı, tırnaklarımı fıçıya geçirdim, “Malik! Boşalıyorum!” diye çığlık attım. Amım siki etrafında ritmik kasılırken o durmadı, daha da sert nalladı. Üçüncü dalga peş peşe geldi; bacaklarım titriyor, salyalarım akıyordu, zevkten ağlıyordum neredeyse. “Orospu,” diye fısıldadı, “ne güzel sıkıyorsun. Kocan bunu hiç yapamadı, değil mi?” “Hayır… hiç…” diye cevap verdim, sesim kırık.

Sonunda çekti, beni döndürdü. “Diz çök.” Dizlerimin üzerine çöktüm, taş zeminde. Sikini ağzıma soktu; hâlâ amımın suları bulaşık, tuzlu ve ağır. Boğazıma kadar itti, saçımı tuttu, birkaç kez rap rap hareket ettirdi. “Yutacaksın.” Boşaldı; sıcak, yoğun dölü dilime, boğazıma fışkırdı. Hepsini yuttum, damlasını bile bırakmadın diye parmağıyla dudağımı sildi, emmemi istedi. Ayağa kalkıp beni öptü, kendi tadını ağzıma verdi.

Wesley hâlâ köşedeydi. Yüzünde utanç ve tatmin olmamış bir heyecan karışımı; oturmuştu sandalyeye, bakışları yerde, ama ara sıra bize kayıyordu. Malik gömleğini düzeltirken bana döndü, alnımı öptü. “Bundan sonra kocanın yanında sık sık buluşacağız,” dedi alçak sesle, ama Wesley’nin duyacağı kadar net. “Mahzenler, oteller, eviniz… O izleyecek. Sen de benim olacak, her seferinde.” Parmakları çenemde, başımı kocama çevirdi. Ben Wesley’ye baktım, dudağım hâlâ şiş, bacaklarımın arası ıslak ve sızlayan. “Artık onun kadınım oldum,” dedim, sesim hem pişmanlıksız hem de yeni bir kapı aralar gibi titrek. “Ve sen de izleyeceksin, Wesley. İstiyorum ki izle…”

Malik’in eli belimde kaldı, parmakları tenime gömüldü. Mahzenin kokusu, dölün tadı, kocamın boğuk nefesleri… Hiçbiri bitmemişti. Aksine, yeni başlıyorduk ve ben daha fazlasını, daha utanç vericisini, daha açık olanını istiyordum.

Mahzende hâlâ o loş ışık vardı, meşe fıçıların ağır kokusu dölümün ve sikinin karışık kokusuyla birleşmişti. Malik’in eli belimdeydi, parmakları etime gömülüyordu; kocam sandalyede oturmuş, nefes nefese bize bakıyordu. Ben eteğimi indirmedim bile. Amım hâlâ sızlıyor, dilimdeki tuzlu tat tükürüğümle karışıyordu. “Bitmedi,” dedim Wesley’ye, sesim kalın ve açık. “Daha yeni başlıyoruz. Kalk, yakına gel. İzlemeni istiyorum, yakın mesafeden.”

Wesley ayağa kalktı, bacakları titriyordu. Pantolonundaki şişkinlik hâlâ oradaydı ama elini uzatmıyordu. Malik gülümsedi, o soğuk, emreden gülümseme. “İyi oğlan ol,” dedi ona. “Karını bana getiriyorsun, teşekkür et.” Wesley’nin boğazı takıldı. “Teşekkür… ederim,” diye fısıldadı. O anda amım yeniden ıslandı; kocamın o kırık sesi beni deli ediyordu.

Malik beni fıçıların arasına, daha derin bir köşeye çekti. “Soyun,” diye emretti. Elbisemi omuzlarımdan sıyırdım, yere düşürdüm. Siyah sutyenimi de çıkardım; göğüslerim serbest kaldı, meme uçlarım sertleşmişti. Külotum zaten dizlerimdeydi, onu da ayağımdan sıyırıp attım. Çıplak duruyordum, otuz iki yaşında, evli bir kadın, kocasının üç adım ötesinde başka bir adamın önünde. Malik pantolonunu tamamen indirdi, o kalın, damarlı sik yeniden dimdikti. “Em,” dedi. Diz çöktüm, taş zemin dizlerimi acıttı. Sikini ağzıma aldım, başını dilimle yaladım, sonra boğazıma kadar yuttum. Malik saçımı kavradı, kalçalarını ileri itti. “Bak kocana,” homurdandı. “Ona söyle ne yapıyorsun.” Ağzım doluyken boğuk boğuk konuştum: “Kocanın sikini emiyorum… Malik’in orospusu gibi… yutuyorum.” Wesley’nin gözleri büyüdü; elini pantolonunun üzerine koydu ama sürtünmedi, sadece bastırdı.

Malik beni ayağa kaldırdı, sırtımı bir fıçıya yasladı. Bacaklarımı iki yanından kavrayıp kaldırdı; ayaklarım yerden kesildi. Sikinin başını amıma dayadı, bir hamlede köküne kadar gömdü. “Ahhh, siktir!” diye bağırdım. İçimi parçalıyor gibiydi, o kadar doluydu. Sert, ritmik vuruşlarla nallamaya başladı; her dalışta yumurtaları amıma çarpıyor, şap şap sesi mahzende yankılanıyordu. “Sık,” diye emretti. “Orospu amını sık, kocan görsün nasıl emiyorsun beni.” Kasıklarımı sıktım, siki içimde zonkladı. Wesley’ye baktım: “Görüyor musun? Senin asla yapamadığın gibi sikiliyor… Malik’in siki beni dolduruyor, senin zavallı aletin hiç yetmedi.” Gözyaşlarım zevkten aktı, ama gülüyordum da; utanç yoktu, sadece o köpek gibi açlık.

Malik hızlandı, bir eliyle boğazımı hafif sıktı, öbürüyle meme ucumu burdu. “Boşal,” dedi. “Onun önünde boşal, amını fışkırt.” Üçüncü orgazm o gece—belki dördüncü, kaybettim sayıyı—bütün vücudumu sarsarak geldi. Bacaklarım havada kilitlendi, amım siki etrafında çıldırmış gibi kasıldı, sularım aktı, ıslak sesler yükseldi. “Malik! Boşalıyorum, sik beni, orospunum!” diye çığlık attım. O durmadı; orgazmım bitmeden daha sert, daha derin vurmaya devam etti. “Yine,” dedi. “Bir daha. Kocanın karısıyken benim fahişem gibi sızla.”

Dördüncü dalga peş peşe geldi; gözlerim karardı, tırnaklarımı onun sırtına geçirdim, tenini çizdim. Malik beni indirdi, arkasını döndü, eğilmemi istedi. Fıçının kenarına tutundum, kalçalarımı kaldırdım. O arkasından girdi yine; bu sefer bir parmağını göt deliğime bastırdı, ıslak parmağıyla yavaşça soktu. “Ah, evet… oraya da,” diye inledim. “Al beni her yerimden.” İki parmak oldu, siki amımdayken götümü de açıyordu. Wesley’ye seslendim: “Gel, yakına. Bak nasıl açılıyorum. Bak kocanın amı ve götü başka bir adama nasıl sunuluyor.” Wesley iki adım attı, yüzü kıpkırmızı, nefesleri kesik. Malik parmağını çıkardı, sikini amımdan çekti, başını göt deliğime dayadı. “İstiyor musun?” diye sordu, net. “Evet,” dedim. “Sik götümü, kocamın yanında. Al orospunu.”

Yavaş yavaş girdi; yanma, gerilme, sonra o doluluk. “Siktir, ne dar,” diye homurdandı Malik. “Kocan buraya hiç girmedi, değil mi?” “Hayır… hiç… senin,” diye inledim. Derinlere kadar gömdü, sonra çıkarıp tekrar soktu. Götüm onu yutuyordu, her vuruşta inliyordum. Bir eliyle amımı ovdu, klitorisime bastırdı. “Konuş,” dedi. “Söyle ona kimin malısın.” “Malik’in malıyım… kocamın karısıyken senin göt deliğin, senin amın, senin boğazın… izle Wesley, izle nasıl sikiliyor karın… ahhh daha sert!” Malik hızlandı, kalçalarım şapırdıyor, götüm şişiyordu. Beşinci orgazm amımdan fışkırır gibi geldi; bacaklarım titredi, dizlerim yumuşadı, neredeyse yere yığılıyordum. O tuttu beni, siki götümdeyken boşaldı—sıcak dölünü içime pompaladı, her fışkırışında “al, yut içine” diye homurdanarak.

Çektiğinde dölü göt deliğimden aktı, baldırlarıma indı. Malik bana baktı, çenemi kaldırdı. “Temizle,” dedi. Diz çöktüm, sikini yaladım; amımın ve götümün suları, kendi dölü… hepsini dilimle sıyırdım, yuttum. Sonra Wesley’ye döndüm. “Sen de bak,” dedim. Kalçalarımı açtım, dölün aktığını gösterdim. “Temizle beni. Dilinle. Kocam olarak değil, izleyen bir köpek gibi.” Wesley tereddüt etti, ama diz çöktü. Dili titreyerek göt deliğime değdi, dölü yaladı. “İyi oğlan,” dedi Malik, alaycı. “Karının götündeki dölümü yut. Teşekkür et.” Wesley mırıldandı: “Teşekkür ederim…” Sesindeki o kırılma beni yeniden ıslattı.

Malik beni ayağa kaldırdı, öptü—ağzıma kendi tadını ve kocamın dilinin bıraktığı izi verdi. “Bundan sonra her yerde,” dedi. “Evinizde, arabada, ofisinde. O oturacak köşede, sen bacaklarını açacaksın. Ben istediğim zaman amını, götünü, boğazını kullanacağım. Anlaştık mı, orospum?” “Anlaştık,” dedim. “Onun karısıyım kâğıt üzerinde… senin fahişenim gerçekte. İstediğin her deliğimi al, o izlesin, o temizlesin, o dinlesin.”

Wesley hâlâ dizlerindeydi, dudaklarında döl kalıntısı. Malik gömleğini giyerken bana son bir emir verdi: “Evde bekleyeceksin. Yarın gece geliyorum. Kapıyı o açacak, seni çıplak teslim edecek. Ve sen ilk iş olarak onun önünde diz çöküp sikimi emeceksin, ta ki ben boğazına boşalana kadar. Sonra amını sikeceğim, o da oturup izleyecek, belki de taşaklarımı yalayacak.” Başımı salladım, amım yeniden sızladı. “Evet, efendim. Kocamın yanında senin dölünü yutacağım, amımı fışkırtacağım, götümü sunacağım. Ona her seferinde kimin orospusu olduğumu söyleyeceğim.”

Mahzenin kapısına yürüdük. Elbisemi üstünkörü giydim, külotsuz; döl hâlâ bacaklarımın arasından sızıyordu. Wesley arkamızdan geldi, omuzları çökmüş. Malik’in kolu belimde, eli kalçama yapışmıştı. Dışarı çıkmadan önce kocama döndüm, gülümsedim. “Hazır ol,” dedim. “Yarın gece Malik eve girdiğinde sen köşede oturacaksın ve karının nasıl başka bir adamın döl kapanı olduğunu izleyeceksin. Amım onun, götüm onun, ağzım onun. Sen sadece izleyen, yalayan, teşekkür eden bir adamsın artık.”

Malik kahkaha attı, alçak ve kirli. Arabaya doğru yürürken fısıldadım, son cümlem mahzene ve kocama kaldı: “Yarın gece amımı yırtana kadar siksin, dölünü götüme doldursun, ben de senin yüzüne bakarak ‘kocamın sikinden büyük siki yutuyorum, orospu gibi boşalıyorum’ diye bağırayım—sen de oturup taşaklarını kaşı, izle, yala.”

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged fingering rough-sex doggy-style deepthroat creampie

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.