Son Gece Pazarda Onu İzlerken

28 yaşındaki mutsuz evli Yara, semt pazarında komşusu Lorenzo’nun onu izlediğini fark edip ıslanınca ikisi de arka depoda sertçe düz

8 min read September 23, 2026New

Yara, yirmi sekiz yaşında, mutsuz evliliğinin ağırlığı altında ezilen bir kadındı. Kocası her gece aynı yorgunlukla eve gelip televizyonun karşısına geçiyor, ona dokunmayı ise aylar önce unutmuştu. Bu yüzden gece yarısı semt pazarının kapısından içeri adım attığında, içinde garip bir özgürlük hissi vardı. Pazarın loş floresan lambaları, rafları ve tezgahları soluk bir sarıyla boyuyordu. Eteği dizlerinin hemen üstünde, ince bir yaz eteğiydi; her adımda kalçalarının yuvarlaklığı belli oluyordu. Bluzu ise göğüslerini hafifçe sıkıca sarıyor, her hareketinde memelerinin dolgunluğu belirginleşiyordu.

Elinde bir sepet, meyve tezgahına yaklaştı. Elma ve şeftalileri tek tek eline alıp inceliyordu ama aklı başka yerdeydi. Son birkaç aydır komşusu Lorenzo ile aralarında tuhaf bir elektrik vardı. Adam otuz iki yaşındaydı, yakışıklı, sessiz, hep bakışlarıyla konuşan biri. Yara onun kendisini izlediğini fark ettiğinden beri içinden bir ses “bırak izlesin” diyordu. Bu gece de aynı his vardı. Arka rafların gölgesinden gelen o bakışları ensesinde, belinde, kalçalarında hissediyordu.

Lorenzo, pazarın loş arka bölümünde, bir sütunun kenarında duruyordu. Kalbi hızlı hızlı atıyordu. Aylardır Yara’ya saplantılı bir şekilde takılı kalmıştı. Kadının yürüyüşü, kalçalarının hafifçe sallanışı, göğüslerinin her nefeste inip kalkışı onu deli ediyordu. Sikini pantolonunun içinde zonklayan bir sertlikle hissediyordu. “Bakma artık,” diye kendi kendine mırıldandı ama gözleri kadının eteğinin altındaki bacaklara kaymıştı. Yara eğildiğinde etek hafifçe yukarı sıyrıldı, dolgun kalçalarının alt kısmı göründü. Lorenzo’nun ağzı kurudu. Eli istemsizce kasıklarına gitti, sikini avucunun içinde bastırdı. İkisi de uzun zamandır bakışlarıyla flört ediyordu; market koridorlarında, apartman merdivenlerinde o kısa göz göze gelişler, gülümsemeler… Hepsi bu anı hazırlamıştı. İzleme oyunu ikisini de deli gibi tahrik ediyordu.

Yara, meyve tezgahının önünde kasten daha yavaş hareket etmeye başladı. Bir şeftaliyi almak için iyice eğildi. Eteği bilerek biraz daha yukarı çıktı. İç çamaşırının ince kumaşı kalçalarının arasını belli belirsiz ortaya seriyordu. “Baksın,” diye düşündü, “baksın da sikini daha da sertleşsin.” Amının ıslandığını hissediyordu. Külodu hafifçe ıslanmıştı bile. Doğrulurken yavaşça kalçasını sola yatırdı, sonra tekrar eğildi. Bu sefer daha fazla eğildi, bacaklarını hafifçe araladı. Lorenzo’nun bakışlarını teninde hissediyordu; sıcak, aç, neredeyse elle okşar gibi. İçinden bir ürperti geçti. Meme uçları sertleşti, bluzunun içinden belli oluyordu. Dönüp omzunun üstünden arkaya baktı.

Göz göze geldiler.

Yara’nın dudaklarında yavaş, davetkâr bir gülümseme belirdi. Lorenzo’nun gözleri kararmıştı. Adamın yüzünde aç bir ifade vardı, sikinin pantolonunda oluşturduğu kabarıklık açıkça görülüyordu. Yara’nın amı bu bakışla birlikte sırılsıklam oldu. Bacaklarının arası zonkluyordu. “İstiyor beni,” diye düşündü, “ben de onu istiyorum. Kocamın yıllardır vermediği şeyi bu adam verebilir.” Gerilim dayanılmaz hale gelmişti. İkisi de ne istediklerini artık gizlemiyordu. Yara sepetini tezgahın kenarına bıraktı ve pazarın arka tarafına, terk edilmiş depo bölümüne doğru yavaş adımlarla yürümeye başladı. Lorenzo da hemen peşinden geldi. Aralarında tek kelime yoktu ama adımlarında aynı acele vardı.

Depo bölümü loş ve tozlu bir yerdi. Eski kasalar, unutulmuş meyve sandıkları ve bir duvarın kenarında duran eski bir masa vardı. Kapı arkalarından kapandığında dışarıdan gelen sesler iyice kısıldı. Yara duvara yaslandı. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Lorenzo hemen önünde diz çöktü. Hiç vakit kaybetmeden elleri Yara’nın eteğinin altına girdi, eteği beline kadar sıyırdı. İnce beyaz külodu ıslaklığın etkisiyle kasıklarına yapışmıştı. Lorenzo burnunu o ıslak kumaşa dayadı, derin derin kokladı.

“Tanrım… Ne kadar ıslakmışsın,” diye fısıldadı boğuk bir sesle.

Yara titredi. “Bakma öyle… Yala artık,” diye cevap verdi, sesi arzudan kalınlaşmıştı. Lorenzo külodunu kenara çekti. Kadının pürüzsüz, ıslak amı karşısında aç bir şekilde kaldı. Dudaklarını yapraklarına bastırdı, uzun uzun yaladı. Dili klitorisinin üzerinde daireler çiziyor, sonra aşağı inip deliğinin etrafını ıslatıyordu. Yara bir eliyle adamın saçlarını kavradı, diğer eliyle duvara tutundu. Bacakları titriyordu. Lorenzo’nun dili içine girip çıktıkça ıslak sesler çıkıyordu. “Ahh… Evet… Daha derin,” diye inledi Yara. Adam iki parmağını ıslak amına soktu, yavaşça ileri geri hareket ettirmeye başladı. Aynı anda klitorisini emiyordu. Yara’nın içindeki gerilim hızla yükseliyordu. Kocası onu hiç böyle yalamamıştı. Bu adamın ağzı, parmakları, her şeyi ustalıklıydı.

“Boşalacağım… Durma,” diye soludu Yara. Lorenzo parmaklarını daha hızlı sokup çıkarmaya, dilini daha sert bastırmaya başladı. Yara’nın bacakları kasıldı, kalçaları titredi ve şiddetli bir orgazm bedenini sarstı. Amından fışkıran sular Lorenzo’nun çenesine aktı. Adam hepsini yalayıp yuttu, kadının boşalmasını son damlasına kadar emdi.

Yara nefes nefese dizlerinin üzerine çöktü. Gözleri Lorenzo’nun kasıklarındaydı. Adamın sikini pantolonundan çıkardı. Kalın, damarlı, uzun bir sikti bu. Başını avucunun içinde sıktı, sonra ağzına aldı. Önce yavaşça emdi, dilini etrafında gezdirdi. Sonra daha derine aldı, boğazına kadar soktu. Islak, gürültülü sesler çıkıyordu. “Gluk… gluk…” Lorenzo’nun inlemeleri depoda yankılandı. Yara gözlerini adamın gözlerinden ayırmıyordu. Bakışları “daha sert sik beni” der gibiydi. Lorenzo kadının saçlarını tuttu, kalçalarını hafifçe ileri itti. Yara’nın ağzı sikle doluydu, salyası çenesinden aşağı akıyordu ama durmuyordu. Sikini boğazında hissediyor, bunun verdiği zevkle yeniden ıslanıyordu.

Lorenzo dayanamadı. Yara’yı ayağa kaldırdı, duvara doğru çevirdi. Eteğini belinde bıraktı, külodunu tamamen sıyırıp attı. Kalın sikinin başını ıslak amının dudaklarına dayadı ve tek hamlede köküne kadar soktu. Yara yüksek sesle inledi. “Ahh! Kalın… Çok kalın…” Lorenzo bir eliyle Yara’nın saçlarını kavradı, başını geriye çekti. Diğer eliyle kalçasını sertçe tokatladı. Şaplak sesi depoda yankılandı.

“Seni izlerken ne kadar ıslak olduğunu biliyordum orospum,” diye homurdandı Lorenzo, sesi hem sert hem de şehvet doluydu. “Aylardır peşinden dolaşıyorum, her gece o kalçaları düşünerek boşalıyorum. Şimdi nihayet içindeyim.”

Yara kalçalarını geriye doğru bastırıyor, her darbeyi derin almak istiyordu. “Daha sert… Sik beni daha sert,” diye yalvardı. Lorenzo hızlandı. Sikini hızla çıkarıp sokuyor, her seferinde kadının amının en derin noktasına vuruyordu. Tokatlar art arda iniyordu kalçalarına. Yara’nın eti kızarmıştı. Saçları çekilirken zevkten gözleri kayıyordu. Amı Lorenzo’nun sikini sıkıca sarıyor, her harekette ıslak sesler çıkarıyordu.

Bir süre sonra Lorenzo sikini çıkardı, Yara’yı kendine çevirdi. Kadının bir bacağını beline doladı, sırtını duvara dayadı ve ayakta, yüz yüze pozisyonda tekrar girdi. Bu sefer daha derin, daha yakın. Sikini yavaşça ama güçlü darbelerle sokup çıkarıyordu. Yara’nın memeleri bluzunun içinden taşacak gibiydi. Lorenzo bir eliyle o memelerden birini avuçladı, sertçe sıktı. Dudakları Yara’nın dudaklarına yaklaştı, öpüşmeye başladılar. Dilleri birbirine dolanırken sikinin her sokuşu kadının klitorisine sürtünüyordu.

Yara bacağını daha sıkı sardı beline, topuklarını adamın kalçasına bastırıyordu. “İçime boşalmak üzere misin?” diye sordu soluk soluğa, sesi titriyordu. Lorenzo cevap vermedi, sadece daha hızlı hareket etmeye başladı. İkisinin de nefesleri karışmıştı. Gerilim doruktaydı. Yara’nın amı yeniden kasılmaya başlamıştı, bir orgazm daha yaklaşıyordu. Lorenzo’nun sikinde de patlamaya hazır o zonklama artmıştı. Tam o anda dışarıdan bir kapı sesi geldi. İkisi de donup kaldı ama Lorenzo sikini içinden çıkarmadı. Gözleri birbirine kenetlenmişti. Henüz bitmemişti. Gece daha uzundu ve ikisi de bu arka depo karanlığında birbirlerini daha fazla, daha sert, daha iğrençce becermek istiyorlardı. Yara dudaklarını Lorenzo’nun kulağına yaklaştırdı, fısıltıyla konuştu:

“Çıkma içimden… Devam et. Kimse gelmezse eğer… Beni burada, ayakta boşalt.”

Lorenzo’nun kalçaları yeniden hareket etmeye başladı, bu sefer daha yavaş, daha sinsice. Gerilim havada asılı kalmıştı. İkisi de biliyordu ki bu sadece başlangıçtı.

Lorenzo’nun kalçaları yeniden hareket etmeye başladı, bu sefer daha yavaş, daha sinsice. Yara’nın amının duvarları onun kalın sikini sımsıkı sarıyor, her milimetrelik hareketiyle ıslak bir şırt sesi çıkarıyordu. Dışarıdaki kapı sesi hâlâ kulaklarında uğulduyordu ama o risk ikisini de daha da azdırıyordu. Yara 28 yaşında, mutsuz evliliğinin zincirlerini bu loş depoda kıran kadın, tırnaklarını Lorenzo’nun ensesine geçirdi ve kalçalarını öne doğru itti. “Çıkma içimden,” diye tekrarladı fısıltıyla, sesi arzudan çatallaşmıştı. “Sik beni yavaş yavaş… hissediyorum damarlarını amımın içinde.”

Lorenzo, otuz iki yaşındaki komşu, yıllardır hayalini kurduğu o anın tam ortasındaydı. Sikinin başı Yara’nın en derin noktasına değdikçe dişlerini sıkıyordu. Elleri kadının belini kavradı, parmakları etine gömüldü. “Orospum benim,” diye homurdandı kulağına, nefesi sıcak ve ağırdı. “Aylardır seni pazar koridorlarında izlerken sikim pantolonumda zonkluyordu. Şimdi amın benim yarağımı yutuyor. Bak nasıl açıyorsun bacaklarını.” Yara’nın içinden bir zevk dalgası geçti; kocası onu son kez dokunduğunda bile böyle konuşmamıştı. Bu kelimeler amını daha da sulandırıyordu. Bacaklarının arası sırılsıklamdı, Lorenzo’nun her çekişinde bacaklarından aşağı sular akıyordu.

Tempo yavaş yavaş arttı. Lorenzo kalçalarını daha sert bastırmaya başladı. Deponun tozlu havasında etlerin tok sesleri yankılanıyordu: şap… şap… şap… Yara’nın sırtı duvara sürtünüyor, bluzunun önü terden ıslanmıştı. Memeleri her darbede yukarı aşağı zıplıyor, meme uçları sertleşmiş halde kumaşı deliyordu. “Daha sert,” diye yalvardı Yara, gözleri yarı kapalı, dudakları aralık. “Parçala amımı. Kocamın unuttuğu deliği sen doldur.” Lorenzo bir eliyle kadının saçlarını kavradı, başını geriye çekti ve ritmini hızlandırdı. Sikini neredeyse tamamen çıkarıp köküne kadar, gürültülü bir şekilde sokuyordu. Her seferinde Yara’nın klitorisi kasıklarına çarpıyor, ıslak am dudakları yarağın etrafında kıvrılıyordu.

Yara’nın bacakları titremeye başladı. İkinci orgazmı yaklaşıyordu. “Boşalacağım yine… sikini hissediyorum karnımda,” diye inledi. Lorenzo gülümsedi, o aç ifadeyle. “Boşal orospu. Amından suları akıt da depoyu ıslat.” Parmaklarını kadının kalçasına daha sert bastırdı, bir tokat daha attı. Kırmızı izler oluşmuştu dolgun etlerde. Yara’nın bedeni kasıldı, amı sikin etrafında ritmik şekilde sıkıştı. Yüksek bir iniltiyle boşaldı; fışkıran suları Lorenzo’nun kasıklarından aşağı, pantolonuna ve yere damlıyordu. Orgazmı o kadar şiddetliydi ki dizleri çözüldü. Lorenzo onu belinden yakaladı, düşmesine izin vermedi ve sikini içinden çıkarmadan ayakta tuttu.

Ama yetmiyordu. İkisi de daha fazlasını istiyordu. Lorenzo sikini ıslak bir şırtıyla çıkardı, Yara’yı kolundan tutup depo ortasındaki eski ahşap masaya sürükledi. Masanın kenarına yasladı, eteğini beline sıyırdı, bacaklarını iyice araladı. Yara’nın amı kıpkırmızı, şişmiş ve sırılsıklam görünüyordu. Lorenzo diz çöktü, yüzünü o ıslak amcığa gömdü. Diliyle uzun uzun yaladı, fışkıran suları emdi, klitorisini emerek çiğnedi. “Lezzetin harika,” diye mırıldandı ağzı doluyken. “Pazar orospusunun tadı böyle işte.” Yara saçlarını çekiştirerek kalçalarını adamın yüzüne bastırıyordu. “Yala… dilini sok içime. Evet… tam orada.”

Bir dakika sonra Lorenzo kalktı. Sikini avucunda sıvazladı, damarları şişmiş, başı morarmıştı. Yara’yı masanın üzerine yatırdı, sırtüstü. Bacaklarını omuzlarına aldı ve tek hamlede yine köküne kadar gömdü. Bu pozisyonda çok daha derine giriyordu. Yara’nın gözleri kaydı, ağzı açık kaldı. “Ahh! Yırttın… amımı yırttın Lorenzo!” Adam öne eğildi, memelerini bluzun içinden çıkardı. Dolgun, ağır memeleri avuçladı, sertçe sıktı, meme uçlarını parmakları arasında yuvarladı. Dişleriyle ısırdı birini, çekti. Yara acıyla karışık zevkten bağırdı ama kalçalarını masadan kaldırıp ona doğru vuruyordu.

Depoda sadece ıslak et sesleri, inlemeler ve Lorenzo’nun küfürleri vardı. “Bak nasıl açıyorsun amını bana. Kocan evde televizyon izlerken sen burada komşunun yarağını yiyorsun. Pis karı.” Yara bu kelimelerle daha da azıyordu. İçinden “Evet, pis karıyım… izlenmekten, sert sikilmekten hoşlanıyorum” diye geçiyordu. Lorenzo’nun ritmi vahşileşti. Masayı sallayacak kadar güçlü sokuyordu. Her darbede Yara’nın göğüsleri yüzüne çarpıyordu. Terleri karışmıştı, depoda ağır bir seks kokusu yayılıyordu. Yara üçüncü kez boşalmak üzereydi. Amının kasılmaları Lorenzo’nun sikini daha da sıkıyordu.

“İçine boşalacağım,” diye homurdandı Lorenzo, sesi boğuktu. “Ama önce seni bir daha çevireyim.” Sikini çıkardı, Yara’yı masadan indirdi, yüzüstü yatırdı. Kalçalarını havaya kaldırdı, götünü iki eliyle araladı. Amı hâlâ zonkluyordu. Yara kendi eliyle am dudaklarını açtı, “Hadi… yine sok,” diye yalvardı. Lorenzo arkadan girdi, bu sefer daha acımasız. Kalçalarına art arda tokat atıyordu. Şaplak sesleri depoda patlıyordu. Kırmızı izler, parmak izleri her yeri kaplamıştı. Yara’nın saçlarını tutup geriye çekti, belini yay gibi büktü. “Al orospu… hepsini al.” Sikinin tamamı girip çıkıyor, taşakları kadının klitorisine çarpıyordu.

Yara’nın bacakları titriyordu, gözyaşları zevkten akıyordu. “Sik… daha sert sik… parçala beni!” diye haykırdı. Lorenzo bir eliyle boynunu hafifçe kavradı, bastırdı. Diğer eliyle kalçasını tokatlamaya devam etti. Ritmi çıldırmıştı. Deponun kapısı yine gıcırdadı sanki ama ikisi de durmadı. Risk onları zirveye taşıyordu. Yara dördüncü orgazmını yaşadı; bu sefer amından fışkıran sular masanın kenarından yere dökülüyordu. Bedeni kasılıyor, amı sikin etrafında emiyordu.

Lorenzo artık dayanamıyordu. Sikini son kez köküne kadar bastırdı, kalçalarını kasarak kaldı. “Şimdi alıyorum… bütün sütü içime al orospu,” diye tısladı. Kalın yarağı nabız gibi atarak boşalmaya başladı. Sıcak, yoğun spermleri Yara’nın amının derinliklerine fışkırıyordu. Boşalması uzun sürdü; damla damla, nabız nabız doluyordu kadın. Yara hissediyordu her fışkırtıyı, karnının içini ısıtıyordu. Lorenzo sikini çıkardığında amından beyaz spermler taşıyordu, bacaklarından aşağı akıyordu. Yara masaya yığılmış halde nefes nefese kalakaldı.

Lorenzo sikini son damlalarına kadar silkeleyip Yara’nın kıçına sürdü, kalan spermleri göt deliğine yaydı. Sonra kadının kulağına eğildi, sesi tamamen kirli ve zalimdi: “Amın artık benim dölümle dolup taştı, pazarın arka deposunda siktiğim ucuz orospu.”

Rate this story

Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged voyeurism cunnilingus deepthroat doggy-style creampie

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.