Written by AIEvery story here is written by an AI. Tell it what you want and it writes it for you →
Ask the writer →

Yağmur Altında Paylaşılan İlk Islak Öpücüklerimiz

İki ıslak kadın, 28 yaşındaki fotoğrafçı Tamara ile 24 yaşındaki tasarımcı Carmen, yağmur altında tanışıp hemen birbirlerinin amlarını yalayarak şiddetli orgazmlar

8 min read October 01, 2026New

İstanbul'un o deli gibi yağan yağmuru altında, Taksim'in arka sokaklarından birindeki taksi durağı sırılsıklam bir bekleyiş yerine dönüşmüştü. Su, kaldırım taşlarının aralarından fışkırıyor, sokak lambalarının turuncu ışığını kırarak her şeyi parlak ve kaygan bir tabakayla kaplıyordu. 28 yaşındaki deneyimli fotoğrafçı Tamara, o akşam son moda çekiminden dönüyordu. Elindeki büyük çantayı vücuduna siper etmişti ama nafileydi. İnce beyaz bluzu tenine yapışmış, sutyeninin dantelli kenarlarını ve sertleşmiş göğüs uçlarını açıkça belli ediyordu. Yağmur damlaları saçlarından boynuna, oradan da göğüslerinin arasına süzülüyordu. Soğuk tenini ürpertiyordu ama içindeki sıcaklık bambaşkaydı. 'Bu gece yalnız eve dönmek istemiyorum' diye düşündü, gözleri ıslak asfaltı tararken.

Tam o anda koşarak gelen topuk sesleri duydu. 24 yaşındaki genç moda tasarımcısı Carmen, kendi elleriyle diktiği ince askılı elbisesiyle durağa sığındı. Elbise ıslanınca tamamen şeffaf hale gelmişti; Carmen'in dolgun kalçaları, ince beli ve dik göğüsleri yağmurun altında ışıldıyordu. Siyah saçları yüzüne yapışmış, kırmızı dudaklarından sular akıyordu. Nefes nefese durduğunda gözleri Tamara'yla kesişti. O bakışta ikisi de aynı ateşi hissetti. Tamara'nın yeşil gözleri Carmen'in ıslak bedenini yavaşça süzdü, Carmen de Tamara'nın belirginleşen göğüs uçlarına ve ıslak dudaklarına takılı kaldı. Bu tesadüf değildi. Sanki kader onları bu ıslak durakta buluşturmuştu. İkisi de gülümsedi. Tamara'nın içinden bir sıcaklık yükseldi: 'Bu kızın bakışları resmen içimi eritiyor. Fotoğraflarımda yakalamak istediğim o an bu işte.'

"Bu yağmur dinmeyecek galiba," dedi Carmen ilk olarak, sesi yağmurun gürültüsünü delerek yumuşak ama cesur çıkmıştı. "Ben Carmen, 24 yaşındayım. Moda tasarımcısıyım, bugün bir koleksiyon sergisi vardı. Senin o ıslak halin... çok çekici."

Tamara gülümsemesini genişletti, bir adım yaklaştı. Yağmur ikisini de birbirine doğru itiyordu sanki. "Tamara ben. 28 yaşındayım, yıllardır profesyonel fotoğrafçılık yapıyorum. Güzelliği karelere sığdırmaya çalışırım ama senin şu anki halini kareye sığdırmak imkânsız. O elbise vücuduna yapışınca her kıvrımın ortaya çıkıyor. Bacakların, kalçaların... inanılmaz."

Carmen'in yanakları kızardı ama gözlerindeki arzu daha baskındı. Yağmur damlaları dudaklarının kenarından akarken konuştu: "Teşekkürler ama asıl sen... O ıslak bluzunun altında göğüs uçların resmen bana bakıyor. Sertleşmişler, soğuktan mı yoksa benden mi bilmiyorum ama bakmaya doyamıyorum. Beni azdırıyorlar Tamara."

Tamara utanmadı. Tam tersine, karnının altındaki o sıcaklık yayıldı. Yağmurun soğuğuna rağmen amının sırılsıklam olduğunu hissetti. "Dudakların da aynı şekilde beni deli ediyor Carmen. O dolgun, ıslak, kırmızı dudaklar... Seni öpmek istiyorum. Hem de şimdi. Bu yağmurun altında, uzun uzun. İster misin?"

Carmen cevap olarak bir adım daha attı. Vücutları neredeyse değiyordu. "İstiyorum. Hem de çok istiyorum seni."

İki kadın aynı anda sokuldu. Tamara ellerini Carmen'in ıslak beline koydu, parmakları elbisenin ince kumaşını sıktı. Carmen kollarını Tamara'nın boynuna doladı, ıslak saçlarını okşadı. İlk öpücükleri yağmur damlalarının arasında patladı. Önce dudaklar yumuşakça değdi, sonra baskı arttı. Dilleri buluştu; sıcak, ıslak ve aç. Yağmur suları dudaklarının arasından sızıyor, öpücüğü daha kaygan ve lezzetli kılıyordu. Tamara'nın dili Carmen'in dilini sardı, emdi, hafifçe ısırdı. Tadında yağmurun serinliği ve kadınsı bir tat vardı. 'Tanrım, bu öpücük resmen amımı zonklatıyor' diye düşündü Tamara, kalçalarını Carmen'inkilere bastırarak. Carmen de inledi öpücüğün içinde, elleri Tamara'nın sırtını tırnakladı. 'Vücudu ne kadar sıcak, yağmura rağmen yanıyorum. Bu kadın beni bir anda mahvetti' diye içinden geçirdi.

Öpüşmeleri dakikalar sürdü. Nefes almak için ayrıldıklarında ikisinin de gözleri buğulanmıştı. Dudakları şişmiş, ıslak ve kırmızıydı. Carmen'in eli Tamara'nın göğsüne kaydı, parmak ucuyla sertleşmiş uçlardan birini okşadı. "Daha fazlasını istiyorum. Burası yetmez."

Tamara'nın sesi kalınlaşmıştı arzuyla. "Şu ilerideki park var. Issız, kamerasız bir bank biliyorum. Hadi gidelim. Senin amını yalamak istiyorum Carmen. Yağmur altında."

Koşarak parka ulaştılar. Yağmur hiç dinmiyordu, ağaçların dallarından sular dökülüyordu. Bankı bulduklarında ıslaktı ama umursamadılar. Tamara hemen Carmen'i banka yasladı, elbisesinin askılarını indirdi. Islak kumaş aşağı sıyrılırken Carmen'in dolgun, yuvarlak göğüsleri ortaya çıktı. Uçları koyu pembe ve taş gibi sertti. Tamara eğildi, birini ağzına aldı. Diliyle uzun uzun yaladı, emdi, dişleriyle hafifçe çekiştirdi. Diğer eli aşağı indi, Carmen'in elbisesini beline kadar sıyırdı. Tangası sırılsıklamdı, hem yağmurdan hem de kendi sularından. Parmağını kenara çekti ve iki parmağını birden o sıcak, kaygan amın içine soktu.

Carmen yüksek sesle inledi, sesi yağmura karıştı. "Ahh Tamara... Evet, parmakla beni. Daha derin." Kalçalarını ileri itiyor, Tamara'nın parmaklarını daha çok içine almaya çalışıyordu. Tamara parmaklarını çıkarıp sokarken ıslak şapırtılar çıkıyordu. İçini saran o sıcak kasılmaları hissediyordu. 'Bu am ne kadar dar ve ıslak, resmen emiyor parmaklarımı' diye düşündü. Sonra diz çöktü, yüzünü Carmen'in bacaklarının arasına gömdü. Dilini klitorisine bastırdı, sertçe yalamaya başladı. Dairesel hareketlerle, sonra hızlı hızlı yukarı aşağı. Carmen'in elleri Tamara'nın ıslak saçlarını kavradı, başını amına bastırdı. "Yala... Amımı yala Tamara. Dilin mükemmel. Geliyorum yakında!"

Tamara hızlandı. Dilini klitorisin etrafında gezdiriyor, arada amının dudaklarını emiyordu. Yağmur sırtından akarken bile terlediğini hissediyordu. Carmen titremeye başladı, bacakları kasıldı. Sonra pozisyon değiştirdiler. Bankın üzerinde 69 oldular. Tamara üstteydi, ıslak amını Carmen'in ağzına doğru indirdi. Carmen hemen dilini uzattı, Tamara'nın klitorisini yalamaya, parmaklarını amına sokmaya başladı. Aynı anda Tamara da Carmen'in amını emiyordu. İki kadın da karşılıklı olarak birbirlerinin sırılsıklam amlarını yalıyor, emiyor, parmaklıyorlardı. Islak sesler, inlemeler ve yağmurun ritmi birleşmişti. Tamara'nın düşünceleri dağılmıştı: 'Bu zevk inanılmaz, onun dili içimdeyken ölürüm.'

Carmen önce patladı. Vücudu şiddetle sarsıldı, amı kasılıp Tamara'nın dilinin üzerine tatlı sularını boşalttı. Çığlığı yağmura karıştı. Tamara da hemen ardından geldi; Carmen'in parmakları G noktasını bulmuştu. Orgazmı uzun ve şiddetliydi, kalçaları titredi, bacakları kasıldı. İkisi de nefes nefese kaldılar, ama sarılmadan duramadılar.

Yağmur hâlâ yağıyordu. Bankta uzun uzun sarıldılar, ıslak vücutları birbirine yapıştı. Dudakları tekrar buluştu, bu sefer daha yavaş, daha derin öpücüklerle. Tamara Carmen'in kulağına eğildi, nefesi sıcak ve arzu doluydu. "Bu gece benim evimde devam edelim. Seninle sabaha kadar sevişmek istiyorum. Amını yine yalamak, seni parmaklamak, seni tatmak... Hadi gel."

Carmen gülümsedi, gözleri mutluluk ve şehvetle parladı. "Kabul ediyorum Tamara. Senin evine, senin yatağına... Bu ıslak gecenin daha bitmesini istemiyorum."

El ele kalktılar. Sırılsıklam kıyafetleri vücutlarına yapışmış halde, yağmurun altında yürümeye başladılar. Tamara'nın evi yakındı. Yolda yürürken ikisi de sessizce gülümsüyor, parmakları birbirine kenetleniyordu. Yağmur tenlerinden akmaya devam ederken, ikisi de evde onları nelerin beklediğini, bu ilk ıslak öpücüklerin ve orgazmların ardından gelecek daha derin, daha uzun ve daha ıslak dokunuşları düşünüyorlardı. Gece daha yeni başlıyordu ve ikisi de bu ateşin dinmesini istemiyordu.

Tamara’nın apartmanının kapısına vardıklarında yağmur hâlâ şiddetle yağıyordu. Anahtarı kilide sokarken elleri titriyordu; Carmen arkasından sarılmış, ıslak dudaklarını boynuna bastırıyor, sıcak nefesiyle tenini yakıyordu. Kapı açılır açılmaz içeri daldılar. Tamara kapıyı tekmeleyerek kapattı ve Carmen’i duvara yasladı. Islak kıyafetlerinden sular yere damlıyordu. “Eve geldik işte,” diye fısıldadı Tamara, sesi kalın ve arzulu. “Şimdi seni istediğim gibi tadacağım.”

Carmen’in gözleri parlıyordu. “Bekleme o zaman. Vücudum yanıyor senin için.” Elleri birbirinin ıslak saçlarında dolaşıyordu. Öpüşmeleri yeniden alevlendi; bu sefer daha aç, daha derin. Dilleri birbirini delice emiyor, dişler dudakları hafifçe ısırıyordu. Tamara Carmen’in elbisesinin ıslak askılarını omuzlarından aşağı sıyırdı, kumaş yere yapışarak indi. Carmen’in dolgun memeleri özgür kaldı, uçları hâlâ sert ve koyu pembeydi. Tamara hemen eğilip birini ağzına aldı, diliyle dairesel hareketlerle yalıyor, emerken hafifçe inliyordu. Carmen’in parmakları Tamara’nın ıslak bluzunu parçalarcasına çıkardı, sutyenini de koparırcasına açtı. İkisinin de teni soğuk yağmurdan sonra kor gibiydi.

“Duşa girelim,” dedi Tamara nefes nefese, Carmen’in elini tutup banyoya çekerken. “Islanmaktan başka bir ıslaklık istiyorum.” Banyoda sıcak suyun altına girdiklerinde ikisi de inledi. Sıcak su vücutlarından aşağı akarken Carmen Tamara’yı duvara yasladı, dizlerinin üzerine çöktü. Tamara’nın bacaklarını araladı ve yüzünü amına gömdü. Dilini önce klitorisine bastırdı, ağır ağır yaladı. “Ahh Carmen… Dilin resmen içimi eritiyor,” diye inledi Tamara, parmaklarını Carmen’in ıslak saçlarına doladı. Carmen diliyle amının dudaklarını aralıyor, içindeki sıcak suyu emiyor, sonra klitorisini emerek hafifçe ısırıyordu. Su sesine karışan ıslak şapırtılar banyoyu dolduruyordu. Tamara kalçalarını Carmen’in yüzüne bastırıyor, “Daha hızlı yala… Amımın içini yala lütfen,” diye yalvarıyordu. Carmen iki parmağını birden soktu, kıvırarak G noktasını bulurken dili hiç durmuyordu. Tamara’nın bacakları titremeye başladı, ilk orgazmı duşun altında patladı. Vücudu sarsılırken “Geliyorum… Carmen!” diye haykırdı, suları Carmen’in çenesinden aşağı akıyordu.

Ama yetmemişti. Tamara Carmen’i ayağa kaldırdı, onu duşun duvarına çevirdi. Elleri Carmen’in dolgun kalçalarını sıktı, parmak izi bırakacak kadar. Sonra diz çöktü ve arkadan amını yalamaya başladı. Dili Carmen’in ıslak deliğinden klitorisine kadar uzun uzun gidip geliyordu. Carmen’in inlemeleri yankılanıyordu: “Evet Tamara… Orası… Dilin harika, içime sok.” Tamara bir elini öne uzattı, Carmen’in klitorisini parmak ucuyla daireler çizerek okşarken diliyle amının girişini emiyordu. Carmen’in kalçaları titriyordu, sıcak su sırtından akarken orgazma yaklaşıyordu. “Parmaklarını da sok… İki tane… Hızlı!” Tamara hemen iki parmağını kaygan amına daldırdı, hızlı hızlı sokup çıkarırken dili de klitorisi bırakmıyordu. Carmen şiddetle boşaldı, bacakları kasıldı, “Tamaraaa!” diye çığlık attı. Sesi banyonun fayanslarında çınladı.

Kurulanmadan, ıslak vücutlarıyla yatak odasına geçtiler. Tamara’nın geniş yatağı onları bekliyordu. Carmen Tamara’yı yatağa itti, üzerine çıktı. Memeleri memelerine değiyor, ıslak saçları Tamara’nın yüzüne dökülüyordu. “Şimdi ben seni istiyorum,” dedi Carmen, sesi şehvetle titreyerek. Dudaklarından aşağı öperek indi. Tamara’nın boynunu, göğüslerini yaladı, her iki uçta da uzun uzun emdi. Sonra bacaklarının arasına yerleşti. Tamara’nın amı hâlâ sırılsıklamdı, dudakları şişmişti. Carmen önce parmaklarıyla açtı, klitorisini diliyle hızlı hızlı yaladı. Tamara yatakta kıvranıyor, “Carmen… Senin ağzın beni mahvediyor. Daha sert em,” diyordu. Carmen üç parmağını birden soktu, ileri geri hareket ettirirken ağzını tamamen amına bastırıyordu. Emiyor, yalıyor, diliyle iç duvarlarını sıyırıyordu. Tamara’nın elleri çarşafları sıkıyordu. İçinden geçiriyordu: ‘Bu kızın dili resmen benim amımı kendi malı yaptı. Bir daha bırakmak istemiyorum.’

Pozisyon değiştirdiler. İkisi de yan yattı, bacaklarını birbirinin başına doladılar. 69’un en ıslak haliydi bu. Tamara üstteydi, kalçalarını Carmen’in ağzına indirirken kendi de Carmen’in amına yapıştı. İkisi aynı anda yalamaya başladılar. Islak şapırtılar, inlemeler, nefes sesleri odayı dolduruyordu. Tamara Carmen’in klitorisini emerken iki parmağını amına sokup çıkarıyor, bazen de dilini mümkün olduğunca derine sokuyordu. Carmen de aynı şeyi yapıyor, Tamara’nın amını parmaklıyor, G noktasını bulup bastırıyordu. “Tadın inanılmaz,” diye mırıldandı Carmen, ağzı doluyken. “Suların akıyor, hepsini içiyorum.” Tamara kalçalarını Carmen’in yüzüne sürtüyor, “Senin amın da mükemmel… Sertçe yala, klitorisimi em,” diye cevap veriyordu.

Zevk dalgaları gittikçe yükseliyordu. Carmen önce ikinci kez patladı; vücudu kasılıyor, amı Tamara’nın dilinin üzerinde ritmik şekilde sıkılıyordu. Tatlı suları Tamara’nın çenesinden yatağa damlıyordu. Tamara da hemen ardından geldi. Carmen’in parmakları derinlerde hızlanınca bacakları kasıldı, kalçaları titredi ve uzun, şiddetli bir orgazm daha yaşadı. “Carmen… Bitir beni!” diye inledi, sesi boğuktu.

Ama escalation bitmemişti. Tamara yataktan kalktı, dolaptan ince, kıvrımlı bir çift taraflı dildo çıkardı. Carmen’in gözleri parladı. “Evet… Bunu içimde hissetmek istiyorum seninle.” İkisi de yatağın ortasına oturdu, bacaklarını açtılar. Tamara dildoyu önce kendi amına yavaşça soktu, inledi. Sonra diğer ucunu Carmen’in ıslak amına dayadı ve yavaşça ittirdi. İkisi de aynı anda dolmuş hissediyordu. Kalçalarını birbirine doğru itmeye başladılar. Dildo ikisinin arasında gidip geliyor, her harekette ıslak sesler çıkarıyordu. Memeleri birbirine çarpıyor, dudakları ara sıra buluşuyordu. “Daha hızlı… Amımı sik bunuyla,” diye fısıldadı Carmen. Tamara hızlandı, ritimlerini buldular. Her itişte klitorisleri de birbirine sürtünüyor, zevk ikiye katlanıyordu. İç düşünceleri birbirine karışmıştı: Tamara ‘Bu kızla birleşmiş haldeyken kendimi tamamlanmış hissediyorum,’ diye geçiriyordu. Carmen ise ‘Onun amı benimkini emiyor sanki, bu zevk öldürücü,’ diye düşünüyordu.

Orgazmlar peş peşe geldi. Önce Carmen, sonra Tamara, en sonunda ikisi aynı anda. Vücutları sarsılıyor, çığlıkları birbirine karışıyordu. Am kasılmaları dildoyu sıkıyor, sular yatağı sırılsıklam ediyordu. Son orgazm dalgası uzun sürdü; ikisi de titreyerek, birbirlerine sarılarak boşaldılar.

Sonra her şey yavaşladı. Dildoyu çıkardılar. Yağmur dışarıda hâlâ camlara vuruyordu ama sesi artık daha uzak geliyordu. Tamara ve Carmen ıslak çarşafların üzerine uzandılar. Bedenleri birbirine yapışmıştı. Carmen başını Tamara’nın göğsüne koydu, Tamara da kolunu Carmen’in beline doladı. Hiç konuşmadılar. Sadece nefes sesleri, kalp atışları ve uzaktaki yağmurun ritmi kaldı. Gözleri kapalı, tenleri hâlâ sıcak, yavaşça sakinleştiler. Oda sessizliğe gömüldü. Yağmurun hafifleyen damlaları pencerede son bir kez tıkırdadıktan sonra her şey sustu. Tam bir sessizlik içinde, birbirlerinin kollarında, gece derin bir huzura bırakıldı.

Rate this story

★★★★★
Thanks for rating
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Tagged fingering 69 cunnilingus tribbing dildo

Fresh filth, nightly

The best new stories in your inbox every morning. Free, 18+, unsubscribe anytime.