Yazın Sıcaklığında Direnişi Kırılan En İyi Arkadaşım
28 yaşındaki mimar Deniz ile 26 yaşındaki fitness koçu en yakın arkadaşı Fiona, yaz sıcağında bastıramadıkları lezbiyen arzularla nihayet birbirlerini sert
Yazın kavurucu sıcağı Boğaz’daki yazlık evin her köşesini bir fırına çevirmişti. 28 yaşındaki mimar Deniz, kendi tasarladığı bu evde en yakın arkadaşı 26 yaşındaki fitness koçu Fiona ile baş başa kalmıştı. İki gündür burada yalnızdılar ve o ilk andan beri hava ağır, elektrikliydi. Fiona dar, siyah bir atlet ve çok kısa bir şort giymişti. Terden sırılsıklam olan atlet ince kumaşı vücuduna yapıştırmış, biçimli omuzlarını, sert kaslı kollarını, dolgun memelerinin hatlarını ve dikleşmiş uçlarını açıkça ortaya seriyordu. Şortunun paçalarından ter damlaları bacaklarının iç kısmına süzülüyor, kaslı kalçalarını ve uzun, antrenmanla şekillenmiş bacaklarını ıslak bir parıltıyla kaplıyordu. Deniz koltukta otururken gözlerini ondan alamıyordu. Kendi ince tişörtü de terden tenine yapışmıştı. İçinden sürekli aynı şeyler geçiyordu: ‘Yıllardır bunu bastırıyorum. Fiona’nın o terli boynunu emmek, o dolgun memeleri avuçlamak, dilimi amının ıslaklığına değdirmek… Ama ya arkadaşlığımız biterse? Yine de bakışları… o da aynı şekilde bakıyor.’
Fiona da farkındaydı. Deniz’in bakışlarını her yakaladığında dudaklarında küçük, davetkâr bir gülümseme beliriyordu. Kalktı, yavaşça gerindi. Atletinin altından karın kasları ve belinin kıvrımı göründü. Deniz’in yanına oturdu, elini dizine koydu. “Bu sıcak resmen içimizi kavuruyor Deniz,” dedi yumuşak, biraz boğuk bir sesle. Parmakları dizinin üstünde daireler çiziyordu, masum gibi ama hiç de masum değildi. Deniz yutkundu, bacaklarını hafifçe araladı. “Evet… dayanılmaz,” diye cevap verdi, sesi titriyordu. Fiona’nın parmakları dizinden biraz yukarı kaydı, uyluğunun iç kısmına yaklaştı. Deniz’in nefesi hızlandı. İçinden ‘Dokun bana, daha fazla dokun. Artık saklamayalım bunu’ diye geçiriyordu. Fiona eğildi, Deniz’in omzuna dudaklarını değdirdi. “Terin kokusu bile beni deli ediyor,” diye fısıldadı. Deniz elini Fiona’nın beline koydu, terli tenini ilk defa bu kadar açık hissediyordu. İkisi de birbirlerinin gözlerine uzun uzun baktı. Arzu artık saklanmıyordu; bakışlar ıslak, aç ve sabırsızdı. Fiona’nın parmakları Deniz’in tişörtünün kenarını sıyırdı, terli karnını okşadı. Deniz de karşılık verdi, elini Fiona’nın atletinin altına soktu, sırtının sert kaslarını hissetti. “Fiona… sen de hissediyor musun?” diye sordu titrek bir sesle. “Hissediyorum. Hem de çok uzun zamandır,” dedi Fiona, sesi artık tamamen arzu doluydu.
Deniz birden susadığını bahane etti. “Su getireyim,” diyerek kalktı, mutfağa doğru yürüdü. Kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu. Tezgâha vardığında arkasından gelen ayak seslerini duydu. Daha dönmeden Fiona’nın kolları beline dolandı. Vücudunu arkadan tamamen yapıştırdı. Terli memeleri Deniz’in sırtına baskı yapıyor, sert uçları tişörtün üzerinden bile hissediliyordu. Fiona’nın sıcak nefesi kulağındaydı. “Deniz… durma artık. Ben daha fazla dayanamıyorum. Yıllardır seni istiyorum. Sadece arkadaşın olarak değil, seni yalamak, emmek, parmaklarımı amının içine sokmak istiyorum. Lütfen söyle, sen de istiyorsun değil mi?”
Deniz döndü, gözleri alev alevdi. “Evet Fiona… ben de seni istiyorum. O kadar uzun zamandır bastırdım ki içim yanıyor. Senin terli vücudunu, o kaslı bacaklarının arasını, her yerini istiyorum. Artık durmayalım.” Dudakları birbirine yapıştı. Öpücük sert, aç ve ıslaktı. Dilleri birbirinin ağzında dolaşıyor, emiyor, ısırıyordu. İnlemeleri mutfağın seramiklerinde yankılanıyordu. Fiona’nın elleri Deniz’in tişörtünü yukarı sıyırdı, memelerini avuçladı, sertçe sıktı. Deniz de Fiona’nın atletini başından çıkardı, o terli, kaslı vücudu ortaya çıkardı. Dudaklarını Fiona’nın boynuna yapıştırdı, uzun uzun emdi. “Ahh… boynumu em, iz bırak,” diye inledi Fiona. Elleri aşağı kaydı, Deniz’in şortunun içine girdi, kalçalarını avuçladı, parmaklarını ıslanan amının dudakları arasında gezdirdi. Deniz de aynı şeyi yaptı; Fiona’nın şortunu aşağı indirdi, parmaklarını o pürüzsüz, terli ve ıslak amının üzerinde dolaştırdı. “Islanmışsın… benim için ıslandın,” diye mırıldandı Deniz. “Senin için Deniz… yıllardır senin için ıslanıyorum. Hadi söyle yine, istiyorsun beni.” “İstiyorum Fiona, seni istiyorum. Amını yalamak istiyorum, memelerini emmek istiyorum. Artık her şey serbest.”
Öpüşerek, birbirlerinin vücudunu okşayarak salona geçtiler. Salonun serin fayansları ayaklarının altında buz gibiydi, terli tenlerine karşı muhteşem bir zıtlık yaratıyordu. Fiona Deniz’i omuzlarından tutup sırtüstü yatırdı. Üstüne oturdu, bacaklarını iki yana açtı. “Seni böyle istiyorum,” diye fısıldadı ve yeniden sertçe öptü. Dişleri birbirine çarpıyordu neredeyse. Fiona eğildi, Deniz’in memelerinden birini ağzına aldı. Dilini ucunda hızlı hızlı döndürüyor, sonra bütün ağzıyla emiyor, hafifçe ısırıyordu. Diğer memeyi de eliyle yoğuruyordu. Deniz sırtını yay gibi geriyor, parmaklarını Fiona’nın saçlarına geçiriyordu. “Ahh Fiona… memelerimi yala, em daha sert. Uçlarım sızlıyor senin için.” Fiona’nın dili memeden memeye geçiyor, terin tuzlu tadını alıyordu. Sonra doğruldu. “Şimdi amını istiyorum. 69 yapalım. Sen de benimkini yala.”
Hızla pozisyon değiştirdiler. Fiona Deniz’in yüzünün üstüne oturdu, yüzü de Deniz’in bacaklarının arasındaydı. İkisi aynı anda saldırdı. Fiona’nın sıcak, ıslak dili Deniz’in şişmiş klitorisini buldu, uzun uzun, ağır ağır yaladı. Sonra emdi, dudaklarının arasına aldı. Deniz de aynı anda Fiona’nın pürüzsüz, ter ve zevk suyu karışımı amını yalamaya başladı. Tadını içine çekiyor, dilini derinlere sokuyordu. “Çok güzel tadın var… ıslak, tatlı,” diye inledi Deniz, sesi Fiona’nın bacaklarının arasında boğuluyordu. Parmaklar da devreye girdi. Fiona iki parmağını Deniz’in dar amına soktu, iç duvarlarını yokladı, G noktasını bulunca bastırıp hızlı hızlı ileri geri yapmaya başladı. Deniz de aynı şekilde Fiona’nın amına parmaklarını gömdü, G noktasını ovuşturdu. Salon ıslak yalama sesleri, inlemeler ve haykırışlarla doldu. Fiona’nın kalçaları Deniz’in yüzünde titremeye başladı. “Geliyorum… parmakların içimi parçalıyor… ah Deniz!” Vücudu şiddetle sarsıldı, bolca zevk suyu Deniz’in ağzına, çenesine aktı. Deniz de aynı anda patladı. “Fiona! Evet… boşalıyorum!” Bacakları kasılıyor, amı Fiona’nın parmaklarının etrafında sıkı sıkı kasılıyordu. İki kadın da ilk orgazmlarını şiddetli şekilde yaşadılar, terleri fayanslara karışıyordu.
Fiona kalktı, biraz soluklandı. Gözlerinde hâlâ açlık vardı. Çantasından siyah, kalın kayışlı strap-on’u çıkardı, beline sıkıca taktı. Yapay penis dimdik öne uzanıyordu. “Şimdi seni domaltmak istiyorum Deniz. Sertçe sikmek istiyorum. İzin veriyor musun?” Deniz dizlerinin üzerine kalktı, kalçalarını kaldırdı, başını fayanslara yasladı. “Evet… sik beni Fiona. Amımı sertçe sik. İstiyorum.” Fiona arkadan yaklaştı, strap-on’un başını Deniz’in ıslak amının dudaklarında gezdirdi, sonra tek harekette köküne kadar soktu. Deniz uzun bir inilti koyuverdi. “Ahh… çok kalın… içimi dolduruyor.” Fiona ritmi artırdı. Kalçaları Deniz’in kalçalarına çarpıyor, tok tok sesler çıkıyordu. Bir eli Deniz’in saçını tutuyor, diğer eliyle kalçasını tokatlıyordu. “Al bunu… en iyi arkadaşımın amı artık benim. Sertçe alıyorsun değil mi? Söyle.” “Evet… sik beni… daha sert… amımı parçala Fiona!” Fiona hızlandı, derin ve hızlı darbelerle girip çıkıyordu. Strap-on’un her vuruşu Deniz’in G noktasını dövüyordu. İkisi de yeniden o sınıra yaklaşıyordu. Fiona bir elini aşağı uzattı, Deniz’in klitorisini ovuşturmaya başladı. “Birlikte boşalalım… haykır benim için.” Deniz’in vücudu gerildi, amı strap-on’un etrafında kasılmaya başladı. “Geliyorum… Fionaaa!” Fiona da bastırdı, kalçalarını son kez şiddetle vurdu ve ikisi aynı anda haykırarak boşaldılar. Deniz’in orgazmı uzun ve sarsıcıydı, fayanslara yayıldı. Fiona da titreyerek, inleyerek üzerine yığıldı.
Ter içinde, nefes nefese kaldılar. Fiona strap-on’u çıkardı, Deniz’in yanına uzandı. Kollarını ona doladı, uzun uzun sarıldılar. Tatlı, yumuşak öpücükler verdiler. Dudakları nazikçe birbirine değiyor, dilleri hafifçe buluşuyordu. Deniz Fiona’nın terli alnını, yanaklarını öpüyordu. “Bu… hayatımın en güzel şeyiydi,” diye fısıldadı. Fiona gülümsedi, Deniz’in kulağına iyice yaklaştı, sıcak nefesiyle fısıldadı: “Artık her yaz bur…”
Fiona gülümsedi, Deniz’in kulağına iyice yaklaştı, sıcak nefesiyle fısıldadı: “Artık her yaz burada birbirimizi böyle doyasıya ve sertçe sikerek geçirebiliriz.”
Deniz bu sözleri duyunca göğsünün içinde bir ateş topu patladı. 28 yaşındaki mimar, terden sırılsıklam tenini 26 yaşındaki fitness koçu Fiona’ya daha sıkı bastırdı. Fayansların serinliği sırtına işlerken bile yaz sıcağı ikisinin arasında yeni bir dalga yaratıyordu. ‘Yıllardır her bakışında, her spor salonu sohbetinde bastırdığım bu arzu sonunda serbest kaldı. Fiona’nın kaslı kollarının altında ezilmek, onun terinin tadını dilimde hissetmek… Arkadaşlığımız bitmedi, tam tersine amımın sırılsıklam olduğu bir sır ortaklığına dönüştü,’ diye geçirdi içinden. Parmakları Fiona’nın belindeki ter damlalarını takip etti, aşağı doğru kaydı ve kalçasının sert etini avuçladı.
Fiona doğrulup oturdu, bacaklarını Deniz’in kalçalarının iki yanına koydu. Gözleri hâlâ aç ve ıslaktı. “Daha bitmedi değil mi?” diye sordu, sesi boğuk ve davetkâr. Cevabı beklemeden eğildi, Deniz’in sol memesini ağzına aldı. Dilini ucunda hızlı hızlı döndürürken dişleriyle hafifçe ısırıyor, emerken yanakları çöküyordu. Deniz sırtını yay gibi gerip inledi, parmaklarını Fiona’nın kısa saçlarına gömdü. “Em daha sert… memelerim senin için sızlıyor Fiona. Isır onları, iz bırak,” diye yalvardı. Fiona öbür memeye geçti, eliyle ilkini yoğuruyor, parmak uçları sertleşmiş ucu sıkıştırıyordu. Ter tuzlu tadı ikisinin de dilinde karışıyordu. Deniz’in amı yeniden zonkluyor, bacaklarının arası kaygan ve sıcak bir hal alıyordu.
Öpüşmek için yukarı çıktılar. Bu sefer dudakları sertçe çarpıştı, dilleri birbirinin ağzını delice yalıyordu. Fiona’nın salyası Deniz’in çenesinden aşağı süzülürken eli aşağı kaydı, iki parmağını birden Deniz’in dar amına soktu. İç duvarları parmaklarını sıkıca sarıyordu. “Amın yine sırılsıklam olmuş, parmaklarımı emiyor,” diye fısıldadı Fiona. Deniz kalçalarını yukarı kaldırıp ritme uydu, “Daha hızlı parmakla… G noktamı döv, içimi parçala,” diye inledi. Salon ıslak şapırtılar ve kesik kesik inlemelerle doldu. Fiona üç parmağa çıkardı, bileğini bükerek içini ovuşturuyordu. Deniz’in bacakları titremeye başladı, karnı kasılıyor, memeleri inip kalkıyordu. İlk dalga geldiğinde haykırdı: “Geliyorum… parmaklarınla boşalt beni!” Amı Fiona’nın parmaklarının etrafında şiddetle kasılıp gevşedi, bolca zevk suyu eline ve fayanslara aktı.
Fiona parmaklarını çıkardı, Deniz’in dudaklarına götürdü. Deniz hepsini yaladı, kendi tadını Fiona’nın parmaklarında emdi. İçinden ‘Onunla her şey serbest artık. Utanç yok, sadece açlık var,’ diye tekrarladı. Fiona’yı sırtüstü yatırdı, bacaklarını omuzlarına aldı ve yüzünü amına gömdü. Dilini pürüzsüz, terli dudaklarda uzun uzun gezdirdi, klitorisini dudaklarının arasına alıp emmeye başladı. Fiona kalçalarını kaldırıp Deniz’in yüzüne bastırdı. “Dilini sok içime… amımı yala, tadını çıkar,” diye emretti. Deniz dilini derinlere daldırdı, çıkarıp klitorise hızlı vuruşlar yaptı. Bir yandan iki parmağını Fiona’nın amına gömdü, G noktasını bulup bastırarak ileri geri pompaladı. Fiona’nın kaslı karnı geriliyor, fitness antrenmanlarıyla şekillenmiş bacakları titriyordu. “Evet Deniz… tam orası… dilin beni öldürüyor!” diye haykırdı ve orgazm oldu. Zevk suları Deniz’in ağzına fışkırdı, çenesinden boynuna aktı. Deniz hepsini yuttu, tadını içine çekti.
Biraz soluklanmak için yan yana uzandılar ama sıcak hava ve birbirlerinin teninden yükselen koku ikisini de dinlendirmiyordu. Fiona çantasından çıkardığı strap-on’u beline taktı. Bu sefer daha kalın, damarlı bir modeldi, ucu zaten ıslak ve parlaktı. “Şimdi seni domaltacağım ve gerçekten sert sikeceğim. İzin veriyorsun değil mi?” diye sordu, sesinde hem arzu hem hakimiyet vardı. Deniz hemen dizlerinin üzerine kalktı, göğsünü fayanslara yasladı, kalçalarını havaya dikti. “Sik beni Fiona. Amımı parçala, en derinime kadar gir. Senin sikin olsun istiyorum,” diye cevap verdi, sesi titriyordu ama tamamen istek doluydu.
Fiona arkadan yaklaştı, yapay sikin başını Deniz’in şişmiş dudaklarında gezdirdi, zevk sularıyla ıslattı. Sonra kalçasını kavrayıp tek harekette köküne kadar soktu. Deniz uzun bir inilti koyuverdi: “Ahh… çok kalın… içimi tamamen dolduruyor.” Fiona ritmi yavaş başlattı ama hemen hızlandı. Kalçaları Deniz’in kalçalarına tok tok çarpıyor, her vuruşta derinlere girip çıkıyordu. Bir eli Deniz’in saçını yumruk yapıp çekiyor, diğer eliyle kalçasını sertçe tokatlıyordu. Tokat sesleri salonu dolduruyordu. “Al bunu… en iyi arkadaşımın amı artık benim. Sertçe sikiyorum seni, değil mi? Söyle,” diye homurdandı Fiona. Deniz’in gözleri kaymıştı, “Evet… sik beni… amımı parçala Fiona! Daha sert, daha derin!” diye haykırıyordu. Her darbe G noktasını dövüyor, Deniz’in bacaklarını titretıyordu.
Fiona bir elini aşağı uzattı, Deniz’in klitorisini iki parmağı arasında sıkıştırıp ovuşturdu. Deniz’in orgazmı hızla yaklaşıyordu. Vücudu gerildi, amı strap-on’un etrafında ritmik şekilde kasılıyordu. “Geliyorum… Fionaaa!” diye uludu ve şiddetle boşaldı. Zevk suları bacaklarından aşağı süzüldü, fayansları ıslattı. Fiona da bastırarak son darbelerini vurdu, kendi zevkini almak için kalçalarını Deniz’in kalçalarına yapıştırıp kaldı. İkisi de ter içinde, nefes nefese titriyordu.
Fiona strap-on’u çıkardı ama henüz bitirmek niyetinde değildi. Deniz’i koltuğa oturttu, bacaklarını iyice açtı ve kendi bacaklarını onunkilerin arasına soktu. Amı amına yapıştı, ıslak etler birbirine sürtünmeye başladı. Scissoring yaparken klitorisleri doğrudan değiyor, her sürtünmede ikisi de inliyordu. “Amın amıma sürtüyor… ıslak, sıcak… çok iyi,” diye mırıldandı Deniz. Fiona kalçalarını daireler çizerek bastırıyor, ritmi hızlandırıyordu. Ter damlaları memelerinden aşağı akıyor, karınlarına karışıyordu. “Senin amınla trib yapmak bağımlılık yapıyor Deniz. Klitorislerimiz birbirini sikiyor resmen,” dedi Fiona. Sürtünme sesleri ıslak ve hızlıydı. İkisi de aynı anda ikinci bir orgazma ulaştılar, vücutları sarsılırken amlarından akan sular birbirine karıştı.
Deniz güçlükle doğruldu, Fiona’nın strap-on’unu beline taktı. “Şimdi sıra bende. Seni sikmek istiyorum,” dedi, sesinde yeni bir cesaret vardı. Fiona sırtüstü uzandı, bacaklarını havaya kaldırdı. Deniz üzerine çıktı, yapay siki Fiona’nın amına yavaşça soktu. Sonra kalçalarını indirip kaldırmaya başladı, her inişte köküne kadar gömülüyordu. Fiona’nın memeleri sallanıyor, Deniz onları avuçlayıp sıkıyordu. “İçini dolduruyorum… amın benim sikimi yutuyor,” diye fısıldadı Deniz. Fiona tırnaklarını Deniz’in sırtına geçiriyor, “Daha sert… beni becer… en iyi arkadaşım olarak değil, sevgilin olarak sik beni!” diye inliyordu. Deniz ritmi artırdı, kalçaları Fiona’nın kalçalarına vurdukça tok sesler yükseliyordu. Fiona üçüncü orgazmını yaşarken Deniz de klitorisini ovuşturarak onunla birlikte patladı.
İkisi de tamamen bitkin halde birbirlerinin kollarına yığıldılar. Terli vücutları yapışmış, nefesleri hâlâ düzensizdi. Deniz Fiona’nın terli alnını, yanaklarını, dudaklarını yavaş yavaş öptü. Parmakları Fiona’nın kaslı kollarında dolaşıyordu. Yaz sıcağı hâlâ evi kavuruyor, Boğaz’dan gelen hafif esinti terli tenlerini hafifçe serinletiyordu. Fiona Deniz’in çenesini tuttu, gözlerinin içine baktı ve son sözünü söyledi: “Bundan sonra her sabah uyandığımızda ilk iş amını yalamamı ister misin?”
Rate this story
Bu hikâyede bir sorun mu var?
Popular Collections
Browse Categories